Şafaktan önce
Balıkçı Tekneleri
İstanbul kıyılarında gündoğumuyla başlayan üretim, seyir ve geçim kültürü.
İstanbul'un denizcilik hafızasına yolculuk
Balıkçıların sabahından tersane ustalarının emeğine, vapur düdüklerinden Boğaz'ın kılavuz kaptanlarına… İstanbul'un denizle yaşayan hafızasını gençlerin gözünden kayda alıyoruz.
İstanbul'un hikâyesi
suyla birlikte yazıldı.
Antik limanlardan Osmanlı tersanelerine, Şehir Hatları vapurlarından bugünün uluslararası deniz trafiğine… Deniz bu şehrin yalnızca sınırı değil; kültürü, geçimi ve ortak belleği.
Fakat bu hafıza her geçen gün biraz daha görünmez oluyor. Biz, beş genç gönüllü olarak sözlü tarih anlatılarını, meslekleri ve gündelik deniz yaşamını belgeleyerek kuşaklar arasında kalıcı bir köprü kuruyoruz.
Toplantılardan çekim günlerine, gösterimlerden kamera arkasına kadar projenin bütün yolculuğunu burada kayda alıyoruz.
İstanbul'un denizcilik hafızasını gençlerin gözünden belgelemek için çıktığımız 12 aylık yolculuk başlıyor.
Haberi oku ↗Sıradaki kayıtlar
Her bölüm, İstanbul'un denizle kurduğu ilişkinin başka bir katmanına kulak veriyor.
Şafaktan önce
İstanbul kıyılarında gündoğumuyla başlayan üretim, seyir ve geçim kültürü.
İki yaka arasında
İstanbul'un gündelik hayatını deniz üzerinden birbirine bağlayan vapurların, iskelelerin ve çalışanların hafızası.
Fikirden denize
Tuzla tersanelerinde tasarımdan denize indirmeye uzanan üretim kültürü, teknik uzmanlık ve ortak emek.
Boğaz'ın görünmez rehberleri
Boğaz trafiğinin akışını yöneten; deneyim, karar ve sorumluluğun buluştuğu bir mesleğin hafızası.
Bir okul, birçok kuşak
Yüksek Denizcilik Okulu'ndan İTÜ Denizcilik Fakültesi'ne uzanan eğitim geleneği, kampüs yaşamı ve denizci kuşakların ortak hafızası.
“Denizcilik yalnızca makinelerden, kurallardan ve hesaplamalardan ibaret değil.”
Bir kaptanın gözlerinde biriken anılar, sabaha karşı açılan bir balıkçının yalnızlığı ve bitmiş bir gemiye gururla bakan tersane işçisinin emeği de bu kültürün parçası.
Mayıs–Haziran 2026
Temmuz–Ekim 2026
Kasım 2026–Ocak 2027
Şubat–Mayıs 2027
Süreç boyunca büyüyecek
Bölümler, saha notları, kamera arkası görüntüler ve gönüllü günlükleri proje ilerledikçe burada bir araya gelecek.
ESC30 Dayanışma Projesi olarak gençlerin yerel bir kültürel mesele etrafında sorumluluk almasını; araştırma, üretim ve gönüllülük yoluyla toplumsal katkı sunmasını hedefliyoruz. Çalışmalarımızı Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla ilişkilendiriyoruz.
Deniz emekçilerinin tanıklıklarını kayıt altına alıyor, gelecek kuşakların erişebileceği kalıcı bir arşiv oluşturuyoruz.
Gençleri izleyici değil; araştıran, üreten, karar alan ve yerel hafızaya katkı sunan özneler olarak görüyoruz.
Belgesel üretimini medya okuryazarlığı, saha araştırması ve kuşaklar arası öğrenme için uygulamalı bir deneyime dönüştürüyoruz.
İstanbul'un somut olmayan denizcilik mirasını görünür kılarak kentsel belleğin korunmasına katkı sağlıyoruz.
Denizcilik kültürünü onu var eden ekosistemden ayrı düşünmiyor, deniz çevresine karşı sorumluluğu anlatının parçası yapıyoruz.
Üniversiteler, denizcilik kuruluşları ve yerel topluluklarla kurulan bağlar sayesinde proje sonuçlarını daha geniş kitlelere taşıyoruz.





İstanbul'un denizle kurduğu bağı birlikte hatırlayalım.